Size Bir Dosya Tüccarı Mı Lazım, Yoksa İşletmenizin Gerçekleriyle Yüzleşecek Bir Akıl Mı?
Son yıllarda masama oturan işletme sahiplerinin neredeyse hepsinden aynı cümleyi duyuyorum:
“Abi, KOSGEB’den ne kadar para koparabiliriz?”
Bu soru, basiretsiz bir ticaret anlayışının ve yanlış başlayan bir yolculuğun ilk adımıdır.
Çünkü hibe ya da destek bir amaç değil, doğru yönetilmezse işletmenin özkaynağını sömüren bir tuzaktır.
Piyasada süreç tamamen tersten işletiliyor:
Patron makineye aşık oluyor, sonra ona uygun destek arıyor.
Harcamayı hayal ediyor ama o yatırımın birim maliyete, nakit akışına ve başabaş noktasına etkisini hesaplamıyor.
Sonra da ya proje reddedilince sistemi suçluyor ya da desteği alıp 6 ay sonra o makinenin taksitleri ve işletme sermayesizliği altında ezilip batıyor.
Açık konuşalım: Mesele çoğu zaman KOSGEB veya sistem değil; kendi rakamlarından habersiz, hayalle yatırım yapan işletme zihniyetidir.
Yaklaşık yirmi yıldır fabrikaların içinde, üretim hatlarında, fizibilite raporlarının ve finansal analizlerin ortasındayım. Gördüğüm en acı gerçek şu:
KOSGEB bedava para dağıtmaz; geleceği olan, rakamını bilen işletmeye kaldıraç olur. Rakamını bilmeyene verilen hibe ise sadece batışı hızlandırır.
KOSGEB Projesi Evrak İşi Değildir, Bir Dosya Tüccarına İtibar Etmeyin
Piyasada türemiş “form doldurucu” danışman profili yüzünden herkes bu işi sisteme iki evrak yüklemekten ibaret sanıyor.
Oysa gerçek bir proje, bir fabrikanın röntgenini çekmektir.
Bir masa başında, sahaya inmeden yazılan proje çöp projedir.
Gerçek bir analizde şunlar masaya yatırılır:
-
Üretim kapasiteniz gerçekten o yatırımı kaldırıyor mu?
-
Atıl kapasite riskiniz nedir?
-
Satış yapacağınız pazarın nakit akış döngüsü sizin borçlanma riskinizi taşıyabilir mi?
-
Yeni yatırım birim maliyetinizi düşürüyor mu, yoksa sabit giderlerinizi artırıp sizi felç mi ediyor?
Eğer hazırlanan dosya destek alındıktan sonra bir kenara atılıyor ve işletmeyi yönetmek için kullanılmıyorsa, o dosya için harcanan her kuruş ve her dakika kayıptır.
Hibe Almak Başarı Değildir; Asıl Felaket Desteği Aldıktan Sonra Başlar
Bunu danışanlarımın yüzüne doğrudan söylerim:
Destek almak işin en kolay kısmıdır. Zor olan, o desteğin yarattığı yükü taşımaktır.
Hibe aldınız, %70 destekle o çok istediğiniz makineyi fabrikaya koydunuz.
Peki soruyorum:
-
O makineyi çalıştıracak nitelikli personelin maliyetini hesapladınız mı?
-
Hammadde alacak işletme sermayeniz var mı?
-
Müşteriniz hazır mı, yoksa “makineyi alayım nasıl olsa satarım” kumarını mı oynuyorsunuz?
Gözünün önündeki birim maliyeti hesaplamaktan aciz, ay sonunu getiremeyen ama milyonluk hibelere göz koyan patronlar gördüm. Sonuç? Deposunda çürüyen makineler ve hibe alacağım derken özkaynağını eriten batan firmalar.
Hibe bedava para değildir. Doğru planlanmazsa işletmenin boynuna geçirilen bir ilmektir.
Neden Bazı Firmalar Sürekli Büyürken Bazıları Kredi ve Hibe Bağımlısı Oluyor?
Aralarındaki fark sermaye, makine veya devletten aldıkları para değildir.
Fark, zihniyettir.
Başarısız ve borç bağımlısı işletmeler önce harcar, sonra nasıl toparlayacağını düşünür.
Gelişen ve pazara yön veren işletmeler ise:
-
Önce maliyetini ve riskini kuruşu kuruşuna hesaplar.
-
Sonra planını yapar.
-
En son aşamada destek kaynaklarını bir kaldıraç olarak devreye sokar.
İşini şansa, temenniyle yapılan satış tahminlerine ve devlet hibelerine bağlayan hiçbir işletme sürdürülebilir olamaz.
Gerçek Bir Danışman Ne İş Yapar?
İyi bir danışmanın asli görevi size duymak istediklerinizi söylemek ya da her fikrinizi alkışlamak değildir.
İyi bir danışman, gerektiğinde sizi o yanlış yatırımdan vazgeçiren, paranızı ve işletmenizi koruyan kişidir.
Size sadece hayal satan, “Hallederiz, hallolur, kesin çıkar” diyen kişilerden uzak durun.
Gerçek bir uzman:
-
Yerinize geçer, sahaya iner, üretiminizi ve nakit akışınızı inceler.
-
Göremediğiniz finansal riskleri pat diye yüzünüze vurur.
-
Gereksiz ve zamansız harcamaların önüne geçer.
-
Sizi hibe bağımlısı yapmaz; işletmenizi kendi ayakları üzerinde duracak sistemlere (ERP, doğru maliyet muhasebesi, kurumsal altyapı) yönlendirir.
Hibe Peşinde Koşmayı Bırakın Güçlü Bir İşletme Kurmaya Odaklanın
Bugüne kadar sayısız projede görev aldım, yüzlerce işletmenin bilançosunu inceledim.
Şunu net olarak söylüyorum:
İşletmeyi büyüten şey cebe giren hibe miktarı değildir.
İşletmeyi büyüten şey; doğru zamanda alınan radikal kararlar, disiplinli finansal yönetim ve gerçekçi stratejidir.
Eğer işletmeniz için sadece sisteme yüklenecek bir dosya değil; riskleri minimize edilmiş, ayakları yere basan gerçek bir büyüme planı oluşturmak istiyorsanız seçiminizi ucuz fiyatlar veya tatlı vaatler üzerinden yapmayın.
Çünkü bazen bir işletmenin kazanacağı en büyük destek, alacağı hibe değil; yapmaktan vazgeçtiği yanlış yatırımdır.